26 Mayıs 2018 Cumartesi

Tesisat kötü ise politikacı kürsüden bağırdığı zaman pazarcı gibi olur!

Erkal Zenger bir dönem siyasetçilerin iletişim çalışmalarında perde gerisinde önemli bir rol oynamış, renkli bir karakter. Zenger'in mikrofonlarla (ve siyasetçilerle) ilk buluşması Ankara Üniversitesi’nin Coğrafya bölümünde okurken harçlığını çıkarmak için çıktığı gazino sahnesinde başlamış. Afacanlar adıyla müzikal komedi yaparken siyasetçilerle ilgili esprileri başına epey iş açmış Erkal Zenger’in. İleriki yıllarda ekmeğini onlara yapacağı teknik danışmanlıktan kazanacağı hiç aklına gelmemiş.

‘Siyaset Cambazhanesinin Cazgırı’ adıyla 1993’te yayınlanan kitabında Türkiye’nin son 50 yılına damgasını vurmuş tüm siyasetçilerle başından geçen eğlenceli olaylara yer veriyor Erkal Zenger. Emin Çölaşan’ın Sor Bakalım adlı kitabına verdiği yanıtı kendi kitabına da alan Zenger, meydanlara çıkan siyasetçiler için ses düzeninin önemini örneklerle anlatıyor bu söyleşide.

Mikrofondaki ses bozuksa, o lider mahvolmuş demektir. Bütün gücüyle bağırıp çağıracak ve çok kötü bir konuşma yapacaktır. O zaman da karşısındaki kitleleri etkilemesi mümkün olmayacaktır. Efendim benim tecrübem artık çok büyük. Bir de politikada büyüklük kompleksi içinde olan bir sürü adam vardır. Bir ses teknisyeninin başına on tane adam gelir. Biri ‘Aç’ der, biri ‘Kapa’ der. Beş dakika sonra tesisatı yaktırırlar ona. Ama bana hiç kimse müdahale edemez. 

Bu işin önemine gelince. Birincisi, mikrofondaki lider ses tesisatının başındaki adama güvenirse, aklı tesisatta olmaz. Bir çıtırtı olunca ‘Eyvah, ses gidiyor’ demeyecek. İkincisi, tesisat kötü ise, politikacı kürsüden bağırdığı zaman pazarcı gibi olur. Avazı çıktığı kadar, cıyır cıyır bağıracak. Halbuki tesisat iyi ise çeşitli atraksiyonlar yapacaktır. Ne bileyim içini çekecektir. ‘Hişşt’ diyecektir falan. Bu ufak şeylerin bir tesisatta çok önemi olur. Vatandaşı meydanda toplarsınız ama, eğer ses iyi değilse ve kendisine ulaşmıyorsa, o vatandaş bir süre sonra meydanı boşaltmaya başlar. Miting meydanı ucundan ucundan çözülür gider.”